|
Kulun Allah ile ilişkisi zikir ve gaflet arasında gidip gelen bir çizgidedir. Gaflet unutmak, zikir ise unutmamak; yâni hatırda tutmak demektir. İnsandan istenen ve beklenen Allah’ı ve O’na olan andını hatırlaması, hattâ hiç unutmamasıdır. Ancak insanın fıtratında bulunan nisyân/unutma ve sehv, gaflete zemin hazırlamakta ve zaman zaman onu hem Rabb’ından, hem de O’na verdiği sözden uzaklaştırmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bugün adı, sömürge ve kölelikle anılan, derisi siyah ama yüzü ak insanların yaşadığı Afrika, XXI. asrın kıtası olmaya aday görünmektedir. Hindli büyük âlim Muhammed Hamidullah Bey’in belirttiği gibi yeryüzünde medeniyetin ilk beşiği Asya’dır. En eski medeniyetlerin Asya topraklarında kurulduğu ve oradan dünyâya yayıldığı kabûl edilir. Özellikle Orta Doğu olarak bilinen coğrafyadaki ülkeler en eski medeniyet merkezidir. Asya’dan sonra medeniyetin, kültür ve gelişmelerin merkezi Avrupa olmuştur. Rönesans ile başlayan Avrupa’daki bu süreç aydınlanma ve sanayi devrimiyle zirveye...
|
|
Devamını oku...
|
|
Ramazan oruç, Kur’an ve gufran ayıdır. Kur’an’ın nazil olmaya başladığı, İslam’ın beş temel esasından orucun farz kılındığı ibadet-yoğun bir iklimdir. Ramazan’ın ramazan olmasını sağlayan Kur’an ve oruç ayı oluşudur. Oruç, Allah Teala’nın: “Benim içindir, ecrini ancak Ben veririm.”1 buyurarak yücelttiği bir ibadettir. Hadis-i kudsideki bu ifade, iki anlam taşır:
1- Orucun diğer ibadetler arasında özel bir yeri vardır. Çünkü bütün ibadetler dışardan bakanların görebileceği organlara aid bir takım hareketlerden ibarettir. Oruç ise görünen organların hareketi olmaksızın gerçekleşir. Oruç ihsan duygusuna / Allah’ ı görüyormuşçasına kulluğa en yakın oaln ibadettir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz
Hz. Mûsâ (a.s.) ülü’l-azm peygamberlerdendir. Kendisine Tevrat gibi büyük bir kitap indirilmiş ve “Kelîm” unvânı verilmiştir. “Kelîm” ilâhî kelâma muhâtab; Allah ile konuşan demektir. Kur’an’ın haber verdiğine göre peygamberler içinde bu özelliğe eren ve bu sfatla anılan sâdece Mûsâ (a.s.)’dır. Nitekim Kur’an’da Îsâ (a.s.) Rûhullah, İbrâhim (a.s.) Halîlullah diye anılır.
Kur’an’da bildirildiğine göre Hz. Mûsâ (a.s.)’nın bir ateş şeklinde gördüğü ilâhî tecellî nûru, yanına vardığı zaman ona şöyle nidâ etmişti:
|
|
Devamını oku...
|
|
Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz
İnsan varlık âlemine gelişinden îtibâren korkudan ümîde, kaygıdan güvene, elemden hazza, karışıklık ve kaynaşmadan huzûr ve sükûna doğru arayış ve hareket hâlindedir. Hz. Âdem eşiyle berâber cennete yerleştirilmek sûretiyle belki de sükûna erdirilmek, korktuklarından emîn ve umduklarına nâil kılınmak istenmiştir.
Bu dünyada insanoğlunu en çok bunaltan ve kaygılandıran şey anlamsız korku ve endişelerdir. Bu yüzden Kur’an’da: “ Allah dostlarının korku ve hüzünden uzak olduklarına”1 dikkat çekildiği gibi, istikâmet...
|
|
Devamını oku...
|
|
Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz
Genelde bütün peygamberlerin ve özelde bizim Peygamberimiz (s.a.)’in en önemli vasıflarından biri “üsve-i hasene”1 güzel model ve örnek oluşudur. Peygamberler, ümmetlerinin rol modelleri ve ahlâkî kahramanlarıdır. Çünkü insanlar ahlâkî erdemleri, güzel huyları ve insânî davranışları târiflerden çok; fiilî uygulamalardan öğrenir, kavrar ve hayata uygularlar.
Eğer sâdece kuralların bilinmesi yeterli olsaydı peygamberlere ihtiyaç olmazdı. Allah Teâlâ melek aracılığıyla ya da başka bir vâsıtayla hayatı kuşatacak ve davranışları yönlendirecek dînî hüküm..
|
|
Devamını oku...
|
|
Kabul Buyur Yâ Rabbi! Bizlere zât-ı ulûhiyetine kul olma şerefini bahşeden ve yine bu kulluğun nasıl yapılacağının yollarını öğreten Yüce Rabbimize hamdolsun! İslâm ümmeti olarak bir Kurban Mevsimi daha yaşadık. Her mümin, kendi imkânları ve gönül kıvamı ölçüsünde bu ibadette yer aldı. Vakıflarımız, derneklerimiz ve diğer gönüllü teşekküllerimiz de bu kurban ibâdetini âdetâ cemaatle edâ etti. İşte bu yazımızda güzel bir örnek olması itibariyle bir Allah adamının ismini...
|
|
Devamını oku...
|
|
Kevser, “kesret” kökünden bir kelime. Bolluk, çokluk ve bereket anlamındadır. “Kevser” aynı zamanda Hz. Peygamber’in, ümmetiyle başında buluşacağı Cennet’teki ırmağın adıdır. O ırmağın başında buluşacak olan Muhammed ümmetinin kesretini ve diğer ümmetlere üstünlük ve çokluğunu sembolize etmektedir. Nitekim Allah Rasûlü’nün son erkek evlâdının vefâtından sonra müşriklerin kendisine “soyu devam etmeyecek; zürriyeti kesilmiş” mânâsına “ebter” demeleri üzerine inmiştir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 3 |