HÜDAYİ BÜLTENİ SAYI 1 – Gel Ey Merhamet

0
Bülteni Okumak için tıklayınız..

Başkan’dan…

“Merhamet! Hava gibi, su gibi muhtaç olduğumuz iksir… Baş aşağı bir cemiyeti, baş yukarı edecek bir kudret…” Böyle diyor Necip Fazıl Kısakürek Reis Bey isimli tiyatro eserinde.
Gerçekten de böyledir merhamet. Damarlarımızda akan kan gibi tüm zerrelerimize işlemesi gereken bir kuvvet.

Fazlası da azı da zarar getiren bir duygu. Bu yüzden büyüklerimiz “Merhametten maraz doğar” demişlerdir. Merhamet, hem zehir hem panzehir bir bakıma.

Vakfımızın üç ayda bir çıkarmış olduğu bültenin bu sayısındaki ana teması merhamet….
Azîz Mahmûd Hüdâyî Vakfı olarak, dünyanın dört bir yanında ihtiyacı olana eğitim, ihtiyacı olana insani yardım hizmetlerini ulaştırma gayretinin temelinde yatan en hassas duygu da merhamettir.
Bu hassas değerdir bizlerin yardımlaşma hususunda sürekli diri duygular beslememizi sağlayan.
Bu hassas değerin giderek hassasiyetini yitirdiği günümüzde bu duyguyu tüm insanlarla paylaşmanın önemi her geçen daha da artmaktadır. Her şey merhamete muhtaç âdeta ve merhamette onu verene…
Nerede kullanılacağını bilmediğinizde yokluğu da varlığı da aynı hükümde olan bir değerdir merhamet. Kesinlikle ameliyat edilmesi gereken bir hastayı, “canı acımasın” diye ameliyat etmeyen doktorun yaptığı merhamet değildir. Çocuğunun “uykusu bölünmesin” diye onu sabah namazına kaldırmayan ebeveynin yaptığı da merhamet değildir. Bir annenin bebeğini emzirmesi onun merhametinin göstergesidir; ama evde yangın her tarafı sarmışken bebeğini emziren anne merhametli değildir. Okuma imkânı bulunmayan insanların öncelikli ihtiyacı bir okuldur. Açlıkla karşı karşıya olan insanların ise karınlarını doyuracak bir lokma ekmeğe ihtiyacı vardır.  Herkesin her ihtiyacını karşılamak değildir merhamet; gerçekten ihtiyaç hissedilen bir konuda ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermektir. Bu bakımdan merhametin nerede, kime ve ne şekilde sergileneceğinin de çok iyi anlaşılması gerekmektedir.

Bu gün dünyanın dört bir yanında birçok insan aynı anda farklı uçları yaşıyor. Kimisi varlık içinde yüzerken; kimisi yokluğun en derinlerinde boğuluyor. Kimi en iyi imkânlarda istemediği kadar bilgiye ulaşabilirken; hemen yanı başında bir başkası  bilgisizlik uçurumuna doğru son sürat gidiyor. Kimi hiçbir sıkıntı çekmeden hayatını sürdürürken onunla aynı havayı soluyan başka birisinin başından sıkıntı eksik olmuyor.  Bu uç noktaları bir arada yaşayan insanları uçlardan ortalara doğru çekecek ve ortada buluşturacak temel duygu da yine merhamettir.

Şunu da unutmamamız gerekiyor: Merhameti öğretemediğimiz zaman; onu yaşatacak nesiller yetiştiremediğimiz zaman insanlar arasındaki farklar ve uç noktalar gittikçe daha onulmaz bir hâle gelecektir. Yoksulluğun ve yokluğun önüne geçecek çareleri merhametli insanlar bulacaklardır. Savaşların, çatışmaların ve her türlü şiddetin engelleyicisi de merhamet neferleri olacaktır.
Bizler Azîz Mahmûd Hüdâyi Vakfı olarak yaptığımız saha analizleriyle zorda kalmış insanlarımızın imdat çığlıklarına elimizden geldiğince çareler arıyoruz. Bu bakımdan merhamet nazarından bakmak istiyoruz dünyaya.

Cenab-ı Allah nazarımıza feraset versin. Gayretimizi bereketlendirsin. Merhamet pınarlarından doyasıya istifade etmemizi ve tecellilerini nasip etsin.

Ahmed H. TOPBAŞ
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı Yön. Kur. Başkanı

Bülteni Okumak için tıklayınız..
Paylaş.